SIRAT KÖPRÜSÜ



Her ne kadar kuran da geçmese de devamlı bahsedilen bir sırat köprüsü vardır. Kıyamet günü , cehennemin karanlık ve dev alevleri üzerinde kurulmuş, dehşetli, kıldan ince, kılıçtan keskin olan sırat köprüsünden geçip cennete gideceğimizden bahsedilir. 

 

Asabımı bozan hiçbir şeye takılmadığım ve yok saydığım için yakın tarihlere kadar bu köprüyle hiç ilgilenmedim.

 

Yaşamın gerçek yüzü, atom parçalanarak atom altına inildiğinde, ortaya çıkmıştı. Beş duyumuzla anlayamadığımız her şeyi yok sayan biz, aslında  atom altında her daim titremekte olan frekans dünyasının hakikat olduğunu ve bu evrenin yasalarının ve gerçek yüzünün asla beş duyumuzla anlaşılmadığını bilim yoluyla da keşfettik.  Allah’ın ne olduğunu veya ne olmadığını, insanın  ne olduğunu veya olmadığını, cennet ve cehennem denilen şeylerin bir bilinç boyutu olduğunu,  güç de olsa idrak etmeye başladık.

 

2012 de tüm dünyada maya takvimine dayanarak bir kıyamet beklentisi oldu. Çeşitli  yerlere konuçlanan çeşitli tiplerin beklentisi Allah’tan gerçekleşmedi, Hepsi  sevinerek mi üzülerek mi bilmem ama evlerine kös kös geri döndüler.

Bu arada dünyamızda  yeryüzü ile iyonosfer tabakası arasında meydana gelen doğal titreşim olan Schumann Rezonansı 7.8 Hz. Den yükselerek  2012 de 12 Hz geldi. Yani manyetik alanda dünyanın bilinç seviyesi yükseldi. 

 

Bence bu kıyametti yani yeni bir boyuta atlamak üzere kıyamet (ayağa kalkma) . David Icke’ın   “İnsanoğlu ayağa kalk” kitabını da okuduktan sonra , etrafımı incelediğimde kesin bir şekilde kıyametin yani ayağa kalkışın (bilinç yükselmesi)  başladığını fark ettim.

 

Bu dönem de gerçekten hepimiz bu köprüden geçmeye başlamış ama öte tarafa yani cennete henüz eremiyor, cehennemin yükselen alevlerinde yanıyorduk. Bu köprü bilhassa duygularımız ile yapılandırdığımız nefsimiz.

Dualite dünyasında yani  her şeyin zıttıyla var olduğu bu planette yaşam zaten bu zıtlıklar arasındaki gidiş gelişlerle var oluyor.  Nefsin seni bir tarafa ne kadar atarsa , sarkaç yasası seni  gelişen olaylarla , diğer tarafa doğru savuruyor. Kendini  küçük görme veya kibir, maduru oynama veya her şeyi kontrol etme isteği, öfke veya üzüntü, nefret veya tapınırcasına bağımlılık, cimrilik veya savurganlık, kıskançlık, haset veya kendini köle hissetme.  Bunun gibi duygular hem kişileri , hem ülkeleri  ciddi sarsıyor.

 

 Sırat  adeta diyor ki  sırrı at, gerçeği gör. Ne o gerçek  DENGE . Yani bu  köprü dengeden başka bir şey değil. O alevler ise bu duyguların yarattığı manevi ve maddi acılar. Hislerinin frekansı ne ise  çekim yasasına göre  evrendeki o frekansla rezonansa geçtiğini de düşünecek olursan yaşayacaklarından da gerçekten korkarsın eğer  kuantum alemi kavradıysan.

 

Bu kıyamet günlerinde sırat köprüsünden  cennete yani  daha yüksek bilince geçebilmek için dengede olmamız, her bir kişiyi ve olayı anlayabilmemiz, kimseyi ötekileştirmememiz yani tam demokrasi ilk hedefimiz olmalı. Ondan sonra ise bu dinginliğin aydınlığını etrafa yaymalı ve elimizden geldiği kadar dengenin aydınlığı adına çalışmalıyız….

 

SEVGİYLE KALIN COŞKUYLA YAŞAYIN..

 

BİHİN EDİGE

Geri Dön