ARABAMIN CAMINDA MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN İMZASI VAR



Sadece ATATÜRK’ün, daha doğrusu, çağdaş yaşamın, özgür kadının,analitik düşüncenin, emperyalizme karşı dik duruşun yok edilmeye çalışıldığı bu günlerde değil çok eskiden beri yeni aldığım her arabama ilk önce ATAMIN


imzasını atarım. Bunu neden mi anlatıyorum?


Çünkü eğer bir şeyi temsil etmeye başladıysan ve o şey senin için ne kadar kıymetliyse o kadar hassas olur ve o konuda derinlemesine bilgi edinmeyi hiç bırakamazsın. Ben de arabamın her iki tarafında da olan imzaya saygımdan , arabama bindiğim an çok dikkatli olup asla terbiyesizlik, kural tanımazlık yapmamaya özel gayret ederim.


Yaşamın evrensel kurallarını açıklayan (ama menfaat odakları tarafından asırlardır devamlı çarpıtılan ve içeriğini anlama niyeti olmayan halk tarafından da anlaşılamayan) dini temsil ettiğini zanneden tiplerin , bu kadar çirkin, bu kadar karanlık, bu kadar sevgisiz görünmesinin dine verdiği zararı  soruyorum size hangi ateist verebilir.


Eğer bir firmayı bile temsil ediyorsan, senin o konuda büyük sorumluluğun vardır. Çünkü herkes o firma hakkındaki fikrini sana bakarak verecektir. Atatürk’çüyüm demekle Atatürkçü olamazsın. Her halin, her düşüncen ve her kararınla onu temsil etmelisin. Yıllarca Atatürk’çüyüz deyip de  hiçbir şey yapamadıysan sen sadece Atatürk’e zarar verirsin.


 Aynen zamana, yani çağa, akla , dürüstlüğe bu kadar önem veren, yüce dinimizi temsil ederken , sen bunların tamamen dışında davranıyor akıldan uzak, yüzlerce sene öncelere ait kıyafetlerin içinde, dürüstlükten bi haber yaşıyorsan dinimize senden daha fazla zarar veren birisi olamaz…


Hele ki şeytanın insan kılığına girmiş şekilde ortalıkta terör estiren karanlık güçlerin insafsızca ve keyif alarak insanlığı katlederken  ALLAHU EKBER  diye bağırmaları , doğrudan ALLAHA karşı girişilmiş ve haddini aşmış çok büyük bir karanlığın hareketidir.  Allah adına, din adına yani varoluş ve insanlık adına yapacağımız tek şey ışığımızı yansıtmaktır… Işık ilahi sevgiden başka bir şey değil….


Sevgiyle kalın coşkuyla yaşayın….
BİHİN EDİGE

Geri Dön