Hala kurallara uymaya devam ettiğim için kendimi enayi değil huzurlu hissediyorum.

Yeni yıl veya YILBAŞI denildiğinde hemen hemen herkesin aklına milli piyango bileti geliyor. Herkes bu bileti alarak bir ay hayallere dalıyor. 50 trilyon bana çıksa ne yaparım

Yıllardır çok erken kalkar ve sabahın o güzel saatlerini kitap okuyarak geçiririm. Bu saatler, hayatımın en güzel ve en keyif aldığım anlarıdır. Sıcacık kahvem, kitaplarım ve ben!

Cumhuriyetin 87. yılı yaklaşırken, Cumhuriyeti kutlamaya ne kadar hakkımızın var olup olmadığını düşünmeden edemedim.

İnsan bedeninin iki efendisi KADIN ve ERKEK, özünden uzaklaşmış, aslında ne olduğunu, nasıl bir varlık olduğunu tarihler önce unutmuştur.

Başta din olmak üzere her şey o kadar şekilde kaldı ve bizler o kadar içeriğinden uzaklaştık ki hiçbir anlam içermeyen gösterişli bir hayatın içinde kaybolduk

Mevzubahis olan sevgi ise bunun hayvanı, insanı, bitkisi olmaz... Sevgi evrensel ve bütünsel bir kavramdır, koşulsuzdur , hiçbir şeyi ayırt etmez, adildir, hoş görülüdür, güler yüzlüdür.

Dün haberleri dinliyorum. Bir kadın güvenlik memuru araba kazası yaparak kanala düşmüş.

Her çocuk , duyduğu veya başına gelen her şeyi ilk önce annesiyle paylaşır. Çünkü anne yavrusunu en içten dinleyen ve onun sevinciyle sevinip üzüntüsüyle üzülen hatta ondan daha çok tepki gösteren tek kişidir.

Seçime iki gün kaldı. Türkiye, tarihindeki en önemli seçimlerden birisini yapacak. Demokrasi, seçim, bunlar kulağa hoş gelen içeriği kutsal (evrensel yasalara uyumlu) fakat gerçekleşmesi “eğer”lere muhtaç sözcükler