Duygusal bir milletiz. Ve bununla övünürüz. İster kadın ister erkek kimle bir sohbete başlasam sanki çok matah bir değerinden bahseder gibi “Aslında ben çok duygusal birisiyim” diyerek...

Somut olan şeylerin bile baktığımızda görebildiğimiz ve göremediğimiz tarafları vardır. Ve göremediğimiz yerler genelde görünenden çok daha önemlidir.

Yaşamımızda kim bilir kaç kez HADDİNİ BİL diye bağırmak istediğimiz kişiler çıkmıştır karşımıza?

Bedenin iki efendisi, kadın ve erkeğin insanlık tarihini yazma sürecinde, erkeğin çeşitli şartlar altında kadını geri plana iterek kendisini efendi ilan etmesiyle başlayan doğal dengesizlik giderek yaşamı bir kaos haline getirmiştir.

Sağlıklı bir toplumun temelini, bedensel, ruhsal ve sosyal ilişkilerinde sağlıklı olan bireyler oluşturur.

Kapitalist sistemde başarı, kapitalini arttırmakla doğru orantılıdır. Dolayısıyla kapitali sana getirecek hizmet veya ürün satışı odaklanılan en önemli unsurdur.

Bir tartışma ortamında hiç tanımadığım bir kişi benim sorumu cevaplarken sözüne şöyle başladı;

Büyük bir okyanusta, köpük köpük dalgaların arasında hissedersin heyecenlı karlı dağlarda üşümez dolanırsın yalınayak, sanki çölde yürüyormuş gibi.